SON DAKİKA
Malatya ASH Spor Kulübü Ve Malatya YADER’den Amatör Spor Camiasına Ziyaret Resmî Davet Sonrası İptal Tartışması: ASES’teki Kurumsal Çelişkinin Bedeli Basına Mı Kesiliyor? Melike Gülşen’e Uluslararası Sempozyum İçin Basın İzni Muhammet Kemal Gülşen’e Uluslararası Sempozyum İçin Basın Akreditasyonu Uluslararası Dövüş Sporları Ve Spor Bilimleri Sempozyumu Yarın Malatya’da Başlıyor U14 Millî Takımlar Elit Sporcu Altyapı Çalışması Ankara’da Gerçekleştirildi Malatyalı Gökçe Begüm Özbek’ten Kılıç Federasyon Kupası’nda Bronz Madalya Malatyalı Güreşçilerden Finlandiya’da 5 Madalyalı Büyük Başarı Dünya Karate Şampiyonası’nı 6 Madalyayla Tamamladık Muaythai Millî Takımımız Avrupa Şampiyonası İçin Paris’e Hareket Etti Malatya ASH Spor Kulübü Ve Malatya YADER’den Amatör Spor Camiasına Ziyaret Resmî Davet Sonrası İptal Tartışması: ASES’teki Kurumsal Çelişkinin Bedeli Basına Mı Kesiliyor? Melike Gülşen’e Uluslararası Sempozyum İçin Basın İzni Muhammet Kemal Gülşen’e Uluslararası Sempozyum İçin Basın Akreditasyonu Uluslararası Dövüş Sporları Ve Spor Bilimleri Sempozyumu Yarın Malatya’da Başlıyor U14 Millî Takımlar Elit Sporcu Altyapı Çalışması Ankara’da Gerçekleştirildi Malatyalı Gökçe Begüm Özbek’ten Kılıç Federasyon Kupası’nda Bronz Madalya Malatyalı Güreşçilerden Finlandiya’da 5 Madalyalı Büyük Başarı Dünya Karate Şampiyonası’nı 6 Madalyayla Tamamladık Muaythai Millî Takımımız Avrupa Şampiyonası İçin Paris’e Hareket Etti
Menü

Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Empati: Bir Eşofmanın Öğrettiği Öğretmenlik Dersi

24 Haziran 2026 Muay Thai 189 görüntülenme
Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Empati: Bir Eşofmanın Öğrettiği Öğretmenlik Dersi

Mesleğimin ilk yıllarında bir ortaokulda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapıyordum. Disipline önem veren, kuralların eksiksiz uygulanmasını isteyen bir öğretmendim. Öğrencilerime beden eğitimi derslerine mutlaka eşofmanla gelmeleri gerektiğini söylemiştim.

Bir gün okul bahçesinde yoklama alırken bir öğrencimin eksik olduğunu fark ettim. Arkadaşları onun sınıfta nöbet tuttuğunu söyledi. Ancak onu nöbetçi olarak görevlendiren ben değildim. Durumu merak ederek sınıfa çıktım.

Kapıyı açtığımda sınıf boştu. Bir öğrencim sırasında oturuyor, başını önüne eğmiş halde sessizce ağlıyordu.

Yanına giderek neden derse katılmadığını sordum. Uzun süre konuşamadı. Daha sonra gözyaşlarını silerek bana şu cevabı verdi:

"Öğretmenim, eşofmanım yok. Annemle babam alamadı. Bahçeye çıkarsam herkes görecek diye korktum."

O an eğitim hayatımın en önemli derslerinden birini aldım.

Karşımda kurallara uymayan bir öğrenci değil, maddi imkânsızlıklar nedeniyle utanç yaşayan bir çocuk vardı. Ben ise olayın görünen kısmına bakmış, öğrencimin yaşadığı zorluğu fark edememiştim.

Bu olaydan sonra öğretmenliğe bakış açım değişti. Eğitimde fırsat eşitliğinin sadece kitaplarda yazan bir kavram olmadığını, her gün sınıflarda yaşanan gerçek bir ihtiyaç olduğunu anladım. Bir kural koymadan önce öğrencilerin ekonomik durumlarını, aile şartlarını ve yaşadıkları sorunları düşünmeye başladım.

Çünkü bazı öğrenciler başarısız oldukları için değil, yeterli imkâna sahip olmadıkları için geride kalıyor.

Bugün eğitim sisteminde fırsat eşitliği, öğrenci başarısı ve sosyal adalet gibi kavramlar sıkça konuşuluyor. Ancak bazen bu kavramların gerçek anlamını bir öğrencinin gözyaşlarında görmek mümkün oluyor. Öğretmenlik sadece ders anlatmak değil; öğrencinin dünyasını anlayabilmek, onun sessiz çığlığını duyabilmek ve ihtiyaç duyduğu desteği verebilmektir.

Yıllar geçti, yüzlerce öğrenciyle karşılaştım. Ancak o gün sınıfta sessizce ağlayan öğrencimi hiç unutmadım. Çünkü bana öğretmenliğin özünü öğretti:

Önce öğrenciyi anlamak gerekir, sonra kuralları uygulamak.

Eğitimde empati, fırsat eşitliği ve insan odaklı yaklaşım olmadan gerçek başarıdan söz etmek mümkün değildir. Bir eşofman eksikliğiyle başlayan o hikâye, bana ömür boyu unutamayacağım bir öğretmenlik dersi verdi.

Dr. Sinan AĞLAR